ADAÇAYI: Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Göğsü yumuşatır. Astım hastaları için yararlıdır. Bu uyarıcı bitki kan dolaşımını hızlandırır. Hücre yenilenmesini ve cildin elastikiyetinin artmasını sağlar. Bu bitkiyle sivilcelerinizden de kurtulabilirsiniz.
AHLAT (yaban armudu) : Gülgillerden; kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.
Faydası: Meyveleri, ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp, konur.
AHUDUDU: Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir. Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.
Faydası: Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür, kabızlığı giderir, vücuda dinçlik verir, romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş’i düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir.
ALOE VERA (Sarısabır): Eski yunanlılarında güzelleşmek için kullandıkları bir bitki. Yıpranmış ciltleri onarmak ve nemlendirmek için son derece yararlı. Akne sıcaktan kaynaklanan kaşıntılara karşı cildi koruyor. Yıpranmış saçları onarıyor ve nemlendiriyor.
ARMUT: Sulu ve tatlı bir meyvedir. Rengi sarı ile yeşil arasında değişir. İçinde A,B1,B2,B3,B6,ve C vitaminleri bulunur. Bu meyve yemeklerden önce yenmelidir. Armut kandaki üre asidi ve üre tuzlarını dışarı attığından, böbreklerin düzenli çalışmasına yardımcı olur.
Faydası: Nezle’yi geçirir, hazmı kolaylaştırıp çarpıntıyı önler, sinirleri yatıştırarak beyni çalıştırır. Kabızlığı önleyerek idrar söktürür, böbrek kum ve taşlarının dökülmesine yardım eder, tansiyonu düşürür, kanı temizler, hamilelerin kusmalarını önler. Mafsal kireçlenmesi, nikris ve romatizma tedavisinde faydalıdır.
ATKESTANESİ:
Atkestanegiller
familyasından; süs
olarak
yetiştirilen iri bir
gölge ağacıdır.
Nisan-Temmuz aylarında
çiçek açar. Meyveleri
kestaneye benzer. İçinde
nişasta, saponin ve yağ
vardır.
Faydası: Kabuklarından
yapılan ilaçlar ateşi
düşürür. Vücuda kuvvet
verir. Tohumları ise
romatizma ve mafsal
ağrılarını giderir.
Varis flebit ve basur
memelerinin tedavisinde
ve deri çatlaklarını
gidermekte kullanılır.
AVOKADO: Çok kalorili
olmasına rağmen içerdiği
Glutathion süper bir
hücre koruyucusudur,
çünkü en iyi
antioksidant tır.
Antioksidant lar
hücrelerin yaşlanmasını
yavaşlatırlar ve kanseri
önlerler. Tüm meyveler
arasında protein
bakımından en zengin
olanıdır. Bol miktarda E
vitamini de içerir. Bu
vitamin kalp ve deriyi
koruyarak dolaşımı
düzene sokar. Ayrıca
potasyum ve B6 vitamini
de içerir. Kadınlar
açısından çok
gereklidir.
AYVA: Vitamini bol bir
meyvedir. Her bölgede
yetişir, limon ve ekmek
ayvası olarak iki çeşidi
vardır. Altın sarısı
renkli ve hoş kokulu bir
meyve olan ayva A ve B
Vitaminleri yönünden çok
zengin olan bu meyvenin
bileşiminde tanin ve
kireçli tuzlar bulunur.
Faydası: İshal ve
dizanteriyi keser, mide
ve bağırsakları
güçlendirir, kanı
temizler, karaciğeri
çalıştırır, safra
akışını sağlayarak
çarpıntıyı giderir.
Kadınlardaki beyaz
akıntıyı keser. Bronşit,
müzmin öksürük ve verem
tedavisinde kullanılır.
Merhem olarak
kullanılırsa el ayak ve
meme ucu çatlaklarını,
egzamaya, yüz ve boyun
kırışıklığını giderir.
Yapraklarından yapılan
çay gerginliğe iyi
gelir. Tohumları soğuk
algınlığı ve boğaz
ağrısında kullanılır.
BAL: Bal, kansızlar
için kan deposudur. Bal
ılık bir beze sürülüp,
boğaza sarılırsa boğaz
ve gırtlak ağrıları
kesilir. Sinirleri
bozulanları ve
uykusuzları
sakinleştirir. Süt ile
bol sulandırılıp
içilirse şeritleri
öldürür. Bir miktar
sirke ile karıştırılıp
ağız çalkalanırsa,
ağızda koku kalmaz.
BAKLA: İdrar yollarını
temizler. Böbrek
ağrılarını dindirir.
Böbrek iltihaplarını
giderir. Böbrek kum ve
taşlarının düşürülmesine
yardımcı olur.
BİBERİYE: Eski
zamanlarda gençliği geri
getiren bitki olarak
adlandırılan biberiye,
sivilcelere iyi geliyor.
Cildin esnekliğini ve
sıklığını artırıyor. Bir
litre suya, biberiye ve
kekik yağından iki kaşık
ekleyin. Bu karışımı
cildinizi temizlemek ve
yumuşatmak için
kullanın.
BÖĞÜRTLEN
(tilkiüzümü):
Gülgillerden bahçe
çitlerinde, ol
kenarlarında
kendiliğinden yetişen,
dikenli bir çalıdır.
Yemişi ahududuya benzer,
fakat ondan küçüktür.
Önceleri kırmızı iken
sonraları kararır.
Yaprakları; çiçekleri
açmadan toplanıp,
kurutulur.
Faydası: İdrar söktürür,
ayaklardaki şişlikleri
indirir. Yüksek
tansiyonu düşürür.
Gözlerdeki zafiyeti
giderir. Mesane
taşlarının düşmesine
yardımcı olur. Ağız,
dil, diş eti ve bademcik
iltihaplarını
giderir.Kadınlarda
görülen beyaz akıntıyı
keser. Haricen
kullanıldığı takdirde
ağrıları dindirir,
yanıkları iyileştirir.
Kökü kaynatılıp, suyu
içilecek olursa kandaki
şeker miktarını düşürür.
CEVİZ AĞACI: Uzun
ömürlü; gövdesi kalın,
kerestesi ve meyvesi
değerli ulu bir ağaçtır.
Yemişi nişastalı ve
yağlıdır. Hekimlikte;
yaprakları, meyvesinin
üzerindeki yeşil
kabukları ve yağı
kullanılır. Birçok
çeşidi vardır.
Faydası: Yaprakları ve
kabukları ile hazırlanan
ilaçlar kanı temizler,
kansızlığı giderir.
İshal ve dizanteriyi
keser. Verem ve şeker
hastalığında hem
besleyici, hem de tedavi
edicidir. Kadınlarda
görülen beyaz akıntıyı
keser. El ve ayak
donuklarında, deri
çatlaklarında
faydalıdır. Saç ve
elleri boyamakta da
kullanılır. Çok kuvvetli
bir besin olduğundan
fazla yememek gerekir.
Cevizyağı, raşitizm ve
sıracada faydalıdır.
Kabızlığı giderir.
Bağırsak solucanlarını
düşürür. Derinin
yanmasını önler.
ÇAKAL ERİĞİ: Bir
çeşit eriktir. Ağacı
bodurdur. Çiçekleri
beyazdır ve
yapraklarından önce
çıkar. Meyvesi yuvarlak
ve yeşil ve tadı
buruktur. Çiçekleri;
Mart ve Nisan aylarında
toplanıp, kurutulur.
Faydası: İshali keser,
mide ve bağırsakların
düzenli çalışmasını
sağlar. Ateşli
hastaların kalbini
kuvvetlendirir. Terletir
ve vücutta biriken
zehirli maddelerin
atılmasını sağlar. Boğaz
ve bademcik
iltihaplarını giderir.
Anne sütünü artırır.
ÇAMAĞACI: Birçok çeşidi
olan bir ağaçtır.
Kozalakları ilk yıl
kapalıdır. İkinci yıl
açılıp, kurur ve ağacın
dibine düşer. İlaç
yapımında; tomurcuğu,
palamutu, kozalağı,
filizleri ve çırası
kullanılır.
Faydası: Balgam
söktürür. Müzmin
öksürüğü keser. Kolay
doğum yapmayı sağlar.
ÇAM FISTIĞI: Bronşit,
verem, akciğer
hastalıklarının çabuk
iyileşmesine yardımcı
olur. Ruhi çöküntüyü
giderir. Kalp
hastalıklarında da
faydalıdır.
ÇAY: Binlerce yıllık bir
bitki olan çayın
yaprakları güzelleşmek
içinde kullanılıyor.
Yağlı bir cildiniz
varsa, çaydan bir tonik
olarak
faydalanabilirsiniz.
Gözleriniz şişse iki
soğuk çay poşetini göz
kapaklarınızın üstünde
bekletin. Saçlarınızın
eskisinden daha parlak
görünmesini
istiyorsanız, şampuandan
sonra çayla durulayın.
Farkı göreceksiniz.
ÇİLEK: Gülgillerden
sapları sürüngen,
çiçekleri beyaz bir
bitkidir. Yemişi pembe
renkli olup, kokuludur.
Faydası: Vücudu
kuvvetlendirir. Hasta
olmayı önler. İdrar
söktürür ve karında
biriken suyu boşaltır.
Böbrek ve mesane
hastalıklarının
iyileşmesine yardımcı
olur. Mide ve bağırsak
tembelliğini giderir.
Sinirleri
kuvvetlendirir. Yüksek
tansiyonu ve kolesterolü
düşürür. Bağırsak
kurtlarını döker. Safra
ifrazatını arttırır ve
safra taşlarının
dökülmesine yardımcı
olur. Karaciğer
kifayetsizliğini ve
şişliğini giderir. Ateşi
düşürür. Diş etlerini
güçlendiriyor,
dişlerdeki tartarı
önlüyor, ağız kokularını
ve boğaz ağrılarını
gideriyor. Cilde tazelik
ve güzellik verir. Damar
sertliği, mafsal
iltihabı, romatizma ve
nıkriste de faydalıdır.
Şeker hastaları da
yiyebilir. Midesi zayıf
olanlar suyunu
içmelidir.
ÇÖREKOTU: İştah açar.
Vücuda kuvvet ve dinçlik
verir. Hazmı
kolaylaştırır. Mide ve
bağırsak gazlarını
söker. Koklanacak olursa
baş ağrısını keser.
DOMATES:
Patlıcangillerden bir
çeşit bitkidir. Ürünü
için yetiştirilir.
Vatanı Meksika ve
Peru’dur. Yabani türünün
meyveleri yuvarlak ve
kiraz kadar küçüktür.
Domatesin içeriğinde
lycopin denilen bir
madde bulunur. B,C
vitamileri bakımından
zengindir. Gövde ve
yapraklarında solanin
denilen zehirli bir
alkoloid bulunur.
Faydası: Bol idrar
söktürür. Vücutta
biriken zehirli
maddelerin atılmasını ve
kanın durulmasını
sağlar, damar sertliğini
giderir. Romatizma ve
nikriste faydalıdır.
Safra ve böbrek
taşlarının düşürülmesine
yardımcı olur. Üremiyi
düşürür. Hazmı
kolaylaştırır. Kabızlığı
giderir. Mide ve
bağırsakların düzenli
bir şekilde çalışmasını
sağlar. Cilde tazelik ve
pembelik verir. İsiliği
ve mayasılı giderir.
Nasırların sökülmesine
yardımcı olur.
Çıbanların
olgunlaşmasını sağlar.
Arı sokmasında ve
yanıkların tedavisinde
faydalanılır. Kansere
karşı korur. Midesi
zayıf olanlar, böbrek ve
mesanelerinde iltihap
olanlar, suyunu
içmelidirler.
DUT: Beyaz dut
yaprakları idrar
söktürür. Vücutta
biriken suyu boşaltır.
Aç karnına yenen beyaz
dut bağırsak
solucanlarını söktürür.
EBEGÜMECİ: Göğsü
yumuşatır. Öksürük
keser. Mide bulantısı ve
kusmaları önler. Ateşi
düşürüp vücuda rahatlık
verir. Boğaz ve bademcik
iltihaplarını giderir.
Dişeti hastalıklarını
tedavi eder.Bu bitkinin
yaprakları tahriş olan
cildi dış etkenlere
karşı korur.Cildi
nemlendirir ve
yumuşatır.Ebegümeciyle
kan dolaşımını
hızlandırabilir, bağ
dokusunun elastikiyetini
artırabilirsiniz.Ayrıca
göz altındaki
kırışıklara ve
şişliklere de iyi gelir.
ENGİNAR: Kandaki üre ve
kolesterolü düşürür.
İdrar söktürür. Kandaki
şeker miktarını ayarlar.
Damar sertliği ve kalp
hastalıklarını önler.
Böbrekteki kumların
dökülmesine yardımcı
olur. Prostat, meme ve
rahim ağzı kanserine
karşı iyi gelir.
Enginarın içinde bulunan
Silymarin maddesinin,
hücrelerin hasar
görmesini engellediğine
işaret eden
araştırmacılar, ayrıca
Silymarin maddesinin,
prostat, meme ve rahim
ağzı kanserini önleme
konusunda da etkili
olduğunu belirtti.
Enginarın içinde, fiber,
magnezyum, folate ve C
vitamini bulunduğu, bu
sebzeyi bol miktarda
tüketenlerin,
bulundukları yaşın daha
altında gösterdikleri
belirtildi.
EKŞİ ELMA: (yabani
elma) : Gülgillerden;
ormanlarda yetişen bir
ağacın meyvesidir.
Meyveleri küçük ve çok
ekşidir. Çiçekleri, açık
pembedir.
Faydası: Mide ve
bağırsaklardaki gazı
boşaltır. Buralardaki
iltihapları giderir.
ELMA: Günde bir elma
yemek doktoru evinizden
uzak tutar. İki elma
yerseniz, kalp ve
dolaşım sorunlarına
karşı korunmuş
olursunuz. Kolesterolü
yok eder ve kabızlığı
önler. Sindirimi
kolaylaştırır. Kokusu
rahatlatır ve kan
basıncını düşürür.
Artrit, romatizma ve gut
hastalıklarına karşı da
yararlıdır.
FASULYE: Baklagillerden;
barbunya, çalı,
ayşekadın, horoz gibi
birçok çeşitleri olan
bir bitki ve bunun sebze
olarak kullanılan yeşil
ürünü ve kuru
tohumlarıdır.
Faydası: Taze fasulye,
bedeni ve zihni
yorgunlukları giderir.
Vücudun kuvvetlenmesini
sağlar. Pankreas
bezi’nin gereği gibi
çalışmasına yardımcı
olur. Şeker hastalığını
önler ve kandaki şeker
miktarını düşürür. İdrar
tutukluğunu giderir.
Albümini düşürür.
Böbreklerdeki kum ve
taşların dökülmesine
yardımcı olur. Karaciğer
yetersizliğini tedavi
eder. Kalbi ve
böbrekleri
kuvvetlendirir ve kalp
çarpıntılarını giderir.
Zehirlenmelerden sonra
yenilecek olursa; çabuk
iyileşmeyi sağlar.
Fasulye pişirilirken,
pişirme suyunu 2-3 kere
değiştirmek gerekir.
FESLEĞEN:
Sakinleştirici ve
yatıştırıcı özelliği
vardır. Enerji verir ve
cildi rahatlatır.
Fesleğenli saç
losyonlarıyla saç
derisine masaj yaparak,
onların kökünü
güçlendirebilirsiniz.
Fesleğen yağıyla
selüloitlerinizden de
kurtulmanız mümkün.
FINDIK:
Palamutgillerden; kuzey
yarımküresinin ılık
yerlerinde ve yurdumuzun
en çok Karadeniz
Bölgesinde yetişen ufak
bir ağaçtır. Meyvesi
(Fındık), sert bir kabuk
içindedir. İçeriğinde
nişasta ve yağ vardır.
Faydası: Bedeni ve zihni
yorgunluğu giderir.
Vücuda kuvvet verir.
Nekahet devresinin çabuk
geçmesini sağlar.
Hamilelere de
faydalıdır. Dövülmüş
yenirse öksürüğü keser.
Varise faydalıdır.
Fındık yağı, böbrek
ağrılarını giderir. Kum
ve taşların
düşürülmesinde yardımcı
olur. Bağırsak
solucanlarını düşürür.
Sarada da faydalıdır.
Mideleri hasta olanlar,
damar sertliği ve yüksek
tansiyondan şikayet
edenler çok az
yemelidirler.
GREYFURT: C vitamini
bakımından çok
zengindir. Yarım
greyfurt günlük C
vitamini ihtiyacının
yüzde altmışını sağlar.
Kolesterol oranını
düşüren pektin maddesi
bulunur. Kansere karşı
koruyucu özellik taşır.
İştah açar.
HAVUÇ: Havuç
Unbelliferae
familyasından iki yıllık
bir bitkidir. Bilimsel
adı Daucuz carota olan
sebze önemli miktarlarda
B1 ve B2 vitaminlerini
de içerir. Havuçta bol
miktarda şeker de
bulunur.
Faydası: Havuç suyunun
mide ve bağırsak
rahatsızlıklarına iyi
geldiği bildirilmiştir.
HELVACI KABAĞI
(kestanekabağı):
Kabakgillerden tatlısı
yapılan bir çeşit
kabaktır. Yaprakları
uzun ve büyüktür. Ev
ilaçlarında çekirdekleri
kullanılır.
Faydası: Bağırsak
kurtlarının
düşürülmesinde yardımcı
olur.
IHLAMUR: Ihlamurgiller
familyasından; kerestesi
güzel, bir gölge ağacı
ve bunun kurutularak çay
gibi haşlanıp içilen
güzel kokulu çiçeğidir.
Temmuz ve ağustos
aylarında toplanıp,
kurutulur. Birçok çeşidi
vardır.
Faydası: Sinirleri
kuvvetlendirir, sinir
bozukluğunu giderir.
Uyku verir. Kan
dolaşımının normal
olmasını sağlar.
Kansızlığı giderir. Kalp
kifayetsizliğinde
faydalıdır. Damar
kireçlenmesini önler.
Böbrekleri ve mesaneyi
temizler, idrar
söktürür, kum döker, taş
oluşmasını önler, ter
söktürür. Grip ve soğuk
algınlığının
şikayetlerini giderir.
Göğsü ve bronşları
yumuşatır. Mide
ifrazatını artırır.
Balla karıştırılıp
içilirse, mide ülserine
faydalıdır. Kabızlığı ve
bağırsak spazmını
giderir. Boyun ve yüze
güzellik verir. Burkulma
ve ezilmelerde ağrıyı
keser. Saç dökülmesini
önler.
ISIRGAN OTU:
Isırgangillerden
ilkbaharda yetişen, her
tarafı sert tüylerle
kaplı bir büyük ottur.
Tüylerinin içeriğinde
formik asit vardır.
Sürüldüğü yeri
kaşındırır ve yakar.
Tohumları da kullanılır.
Faydası: Dıştan tatbik
edildiği zaman, iç
organlarda biriken kanı
çeker. Romatizma ve
mafsal ağrılarını
dindirir. Burun
kanamasını keser.
Egzamanın şikayetlerini
giderir. Aybaşı
kanamalarının düzenli
olmasını sağlar. Böbrek
kumlarını döker. Balgam
söktürür. Haricen tatbik
edildiği zaman, dalak
hastalıklarına ve
çıbanlara da faydalıdır.
ISPANAK: Kalp
hastalıklarına, felce,
yüksek tansiyona,
yaşlılığın getirdiği göz
hastalıklarına, kansere,
hatta pişik
rahatsızlıklara karşı da
etkili bir sebzedir. Göz
hastalıklarına ve
derideki lekelenmelere
karşı etkilidir. Ispanak
içerdiği iki kimyasal
madde sayesinde görme
bozukluklarına karşı
etkili. Haftada 6 kez
ıspanak yiyenlerin % 86
oranında yaşın
ilerlemesiyle birlikte
ortaya çıkan derideki
lekelenmeler gibi bir
sorunlarının
olmayacağını gösteriyor.
Ayrıca yaşla birlikte
ortaya çıkan göz
hastalıklarına karşı da
etkilidir. Bir porsiyon
ıspanak, günlük demir
ihtiyacımızın onda
birini karşılıyor.
İNCİR: Bağırsakları
yumuşatır. Kabızlığı
giderir. Bronşit,
öksürük ve boğaz
ağrılarında faydalıdır.
Enerji verir.
KARA LAHANA:
Turpgiller familyasından
iri ve kalın yapraklı
bir bitkidir. En çok
yetiştirileni baş
lahanadır. Yurdumuzun
bütün bölgelerinde
yetişir. Başlıca
çeşitleri: Kemer
lahanası, Batman
lahanası, köse lahanası,
Brüksel lahanası ve kara
lahana. Lahana C
vitamini bakımından
zengindir. Yapısında
kükürt bulunur. Çiğ
olarak yemek veya
sıkarak suyunu içmek
daha faydalıdır.
Faydası: Kansızlığı
giderir, idrar söktürür.
Vücutta biriken zehirli
maddelerin atılmasını
sağlar. Mide ve bağırsak
yaralarını yumuşatır.
Kabızlığı giderir.
Kandaki şeker miktarını
düşürür. Vücudu
hastalıklara ve kansere
karşı korur. Göğüs ucu
çatlaklarını giderir.
Sarılık ve safra kesesi
hastalıkları için
iyidir. Astımda
faydalıdır. Romatizma,
siyatik, lumbago ve
Apsede yararlıdır. Ses
kısıklığını giderir,
iştah açar. BGuatr
olanlar yememelidir.
KEKİK: Etlere, köftelere
vb. hoş bir tad veren
güzel kokulu ottur.
Kekik çayı, soğuk
algınlığına, boğaz
ağrısına çok iyi gelir.
kekikte bulunan «timol»
tabii antibiyotiktir.
Kekik çayı emzikli
anneler için de çok
faydalıdır.
Faydası: Bir avuç kekiği
3 bardak kaynar suya
atıp,15 dak.
demlendirin. Süzün ve
için.
KESTANE: Kayıngiller
familyasından; kışın
yapraklarını döken, 25 –
30 metre boyunda bir
ağaçtır. Yaprakları
geniş ve meyveleri
iridir.
Faydası: Kabuklarının
suda kaynatılması ile
hazırlanan ilaç; teş
düşürür ve sinirleri
yatıştırır. Meyvesi,
kasları kuvvetlendirir.
Kan dolaşımını düzenler.
Bedeni ve zihni
yorgunluğu giderir.
Varis ve basur
memelerinin meydana
gelmesini önler.
Karaciğer yorgunluğu ve
şişliğini geçirir.
Kansızlığı giderir.
Mideyi kuvvetlendirir.
Damar sertliği ve yüksek
tansiyondan şikayet
edenlerle, şeker
hastaları yememelidir.